Toscana

İtalya şüphesiz en sevdiğim ülke. Özellikle Toscana eşi benzeri olmayan bir bölge.

Her gittiğimde biraz daha beğeniyorum, adeta büyüleniyorum...

Dağları, tepeler üzerindeki küçücük köyleri, sahili ve tabii şarap bağları ile Toscana’nın her köşesi ziyaret etmeye değer. Eylül, ekim ve mayıs bu ziyaret için ideal aylar.

Toscana sade ve lezzetli bir yemek kültürüne sahip. “Chiana Vadi”sinde yetiştireilen sığırlardan yapılan “Bistecca Fiorentina” , ev yapımı makarnalar, kıyma ve domates soslu içi patatesli ravioli, fasulye, ekim-kasım aylarında çıkan beyaz trüf mantarlı makarna ve etler, şarküteri, peynir, taze meyve, sebzeler, biscotti ve tuzsuz ekmek Toscana’nın mutfağının temelini oluştururlar.
Rönesansın beşiği kabul edilen Toscana’ın baş kenti Floransa’da okula gittiğim yıllar ile şu an arasında turist akımı bakımından büyük değişiklikler olduğunu söyleyebilirim. Ancak konu yemek olunca bu kadar köklü yerlerin en büyük özelliği ortaya çıkıyor hemen; İyi restoranlar, kurumlar kapanmıyor ve hattta aynı personelle yıllarca hizmet veriyorlar. Floransa çılgın bir turist akımına uğrayınca bizde Toscana’nın “el değmemiş” bölgelerini keşfetmeye karar verdik. Yollara düştük. İtalyan mutfağının bu kadar popüler olmasının ve sevilmesinin bir tesadüf olmadığını bu yollarda bir kez daha gördüm. Haritada zor görünen minicik köylerde tesadüfen girdiğimiz her restoranda lezzetli yemekler, mükemmel şaraplarla şımardık adeta.
İtalya’da yemek programlarınızı yaparken öğlen servis saatlerinin 12:00-14:00 olduğunu ve her restoranın mutlaka kapalı olduğu günler hatta bazen hafta veya aylar olduğunu hatırlatmak isterim. Önceden sormadan uzak mesafe restoranlara program yapmak riskli olabilir 

Floransa’dan Siena ya giden meşhur yolun tam ortasında ‘Greve’ye yolunuz düşerse, sehrin güzel meydanında kahve içilebilir, ‘Galleria Civetta’ ya bir göz atıp, sahibi ile türkçe konuşup daha sonra şehrin biraz dışında ‘Guerrina’ köyünde bağlara karşı ‘Grotta’da sade ve lezzetli bir yemek ile ‘Monteficalle 2004’ içebilirsiniz.

Toscana’nın güneyinde 1300 – 1500 yıllarında insa edilmiş, zamanın ekonomik ve sosyal güç merkezlerinden Montepulciano ve civarı kesinlikle ziyaret edilmeye değer mimari şahaserler barındıran özel bir şehir. Montepulciano 20 temmuz- 10 ağustos arasında “Cantiere İnternazionale d’Arte” (uluslararsı sanat festivali) ne ev sahipliği yapar. Ağustoa ayının son pazarında ise Montepulciano halkından 8 yarışmacının katıldığı, 80 kiloluk şarap varillerini dar sokaklardan yuvarlamaları ile yapılan ‘Bravio’ gerçekleşir.

Montepulciano civarında ‘Bagno Vignoni’ küçük bir köy, eski Roma hamamı olan bu köyde bugün hala kaplıcalar var. Burada ‘Osteria della Madonna’ veya ‘İl loggiato’ yemek, şarap veya kahve molası verebilirsiniz.

Montepulciano’da ‘La Grotta’ iyi bir yemek ve müthiş bir şarap menüsüne sahip.

Montepulciano civarında ziyaret edilebilecek pek çok şarap üreticisi bulunmakta. ‘İcario’ Chianti bölgesinin özelliği olan %100 San Giovese üzümlerinden elde edilen şarapları tadabileceğiniz ve üretim hakkında fikir edinilebilecek şarap üreticilerinden biri.

Floransa’ya geri dönüş yolunda çok iyi korunmuş bir ortaçağ şehrine, Arezzo’ya uğramak isterseniz her ayın ilk haftasonu antika fuarı olduğunu bilmenizde fayda var.

‘ La Lancia D’Oro’ veya ‘Acquamatta’ yemek için terdih edebileceğiniz iki restoran.

Lucca’ya yakın Puccini’nin doğum kasabası Torre del Lago Puccini’de, müzesininde bulunduğu küçük meydanda ‘Ristorante Chalet Del Lago’ göl kenarında harika bir restoran.

Floransa’da turistlerle kaplı olmasına rağmen gizemliliği, yapıları, restoranları ile hep cazip bir şehir. Favori bir kaç yerim ise Suphesiz: ‘Cibreo’, nefis bir bistecca alla fiorentina için ‘Sostanza-Troia’, Ponte Vecchio manzaralı ‘Borgo San Jocopo’ (kesinlikle dışarıda orturulmalı), kahve veya aperatif için Piazza Signoria’da ‘Rivoire’ ve Continentale otelin roof barı.

Floransa’ya tepeden bakan şirin kasaba Fiesole’ye gidecek olursanız, ‘La Reggia’ tırmanacağınız yokuşa değecek, küçük güzel bir restoran. Burada %100 cabarnet franc üzümlerinden yapılmış vignamaggio 2001’i denemenizi tavsiye ederim.

Toscana ve adresler tükenmez... Toscana’yı en güzel keşfetme yolu bir ev kiralayıp araba ile bulduğunuz her yola, her köye girmek. Hayal kırıklığı yaşamanın neredeyse imkansız olduğu maceralı, neşeli böylesi bir yolculuğu tüm lezzet düşkünleri için biçilmiş kaftan.

Hiç yorum yok: